Gürol's profileGürolPhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
|
October 18 Insanca Yasamanin Mutlulu[uİnsanca yaşamanın ve paylaşımın mutluluğu!
Bir avuç toprak için yor kendini... (Görüntüler hiçbirşey ifade etmez) Vizyon 1999 - Son vizyon 2007
Acaba bir insan kurtarmak için niçin 10 seneden bu yana bu kadar ağır davranılıyor ya da sorumlu olduğu insanları eskileri unutmuşlar bahanesi ile cezalandırmakla, başka ülke insanları için yırtınan kendi insanı için susarak insandan tasarrufmu yoksa işlerinemi gelmiyor... Biz unutmadık ama bu işle sorumlular niçin devletin bedava telefonunu bile kullanamamış yoksa suçlarını bildikleri için mi? İnsanların canlısına bakmak masraflımı? Bir insan kurtarmak için oflayıp puflamaktan başka birşey yapamayan kişilerden birşey göremezsiniz... Daha doğrusu köprüyü geçene kadar mantığının zararları... İnsanları kurtarmayı bıraktığınız ve kaçtığınız için üzüldük... Ankara ve Marmara depreminde tekrar görüşmek üzere... Yapılması gereken önemli bir iş vardı ... Herkes, Birisi’nin bu işi yapacağından emindi. Gerçi işi, Herhangi Biri de yapabilirdi. Ama Hiç Kimse yapmadı... Birisi buna çok kızdı. Çünkü iş Herkes’in işiydi. Herkes, Herhangi Biri’nin bu işi yapabileceğini düşünüyordu. Ama Hiç Kimse, Herkes’in yapamayacağının farkında değildi. Sonunda; Herhangi Biri’nin yapabileceği bir işi, Hiç Kimse yapmadığı için, Herkes, Birisi’ni suçladı. Hatta AB distribütörü olan bir şirkette 2000 senesinde beraber çalışılmış Afyon depremi bir gün öncesi (02.02.2002 Cumartesi akşamı BP Tüpgaz bayii; M.Kartal'a da sorulabilir! 16 Ağustos 1999 saat 23.00 - 24.00 arası yaşadıklarından farklı ne oldu?) ESATPAfiA İSTANBUL'da önlem alınması için çalışılmış ve başarılı sonuca ulaşılmıştır. İte kaka, uyarı üstüne uyarı vererek, insanlara görevlerini hatırlatarak merkez üssü Bolvadin olan depremde 42 kişi ölü, 150 yaralı ile çıkıldı. (Böyle depremlerde en kötü şey halkın bilinçsiz olması, kimin nerede olduğunun belli olmaması, insanları bir yerlerde aramak ve toplamak en zor bölümdür. Burada en önemli nokta olay gerçekleşirken uygulama sonucunun olumlu olması. Bir olayda işi yapabilecek vasıfta olamadığını bilememek ve uygulama olmadıktan sonra istediğin kadar araştır değişen ne olur?) Bingöl depremi malum bina yeni diye okuldan çocuk çıkarmamak bu da ilginç bir olay...En ilginç olay ise yardımlaşma talebinde bulunulan kişi ve kurumların hep iyi kadroya sahip olması hatta savunmanın bile emanet edildiği kişi olan Prof. Ömer Anlağan'ın 2006 senesinde 06.06.2006 tarihli dilekçe sonucunda ise ilginç araştırma yöntemiyle cevap vermesi (Aynı Gölcük depremi öncesi gibi... "Gençler bilimle ilgilenmiyor" diyebiliyor.. Kendisine bir sorumluluk ve insanlar emanet edildiği halde niçin "yerinde say marş"tan öteye bir adım bile atamıyor? Ülke yararına ve öncelikle direkt olarak insan hayatına etki eden bir konuda niçin yardımlaşma taleplerinden kaçınılmak isteniliyor ya da hep kaçılıyor???? Türk Yasalarında 247, 266, 250, 251 (1), 255 (1), 257 (4), 260 (1), 170 (1) gibi maddeler ve kurumların misyon, vizyonları herşeyi açıkça belirtmiyor mu? Aslında bu insanlar bu ülkede depremler olmadan önce 9 senedir neredeydi oda halen anlaşılamamıştır. Deprem olduktan sonra yapılan ekspertif açıklamalardan başka yapılacak araştırma yok muydu? Prof.Naci Görür "3 sene radon gazı çalışması boşa gitti", Prof.Ahmet Ercan "2.5 sene bir su tahlili yüzünden boşa gitti", vb. gibi kendi dillerinden basın-yayında tonlarca açıklamalar. Bir paket sigara parası bile etmeyen bir tahlil sonucu boşa giden çalışmalara aldırmadan; kısaca sırtını bir yerlere yaslayıp seyirci kalmadan çalışmak ve bir insan fazla kurtulsun diye uğraşmak en güzeli. Bir telefon etmek çok mu pahalı ya da insanları tanımadan, konuşmadan, anlamadan karar vermek çok mu zor. Yıllarca ülkemizde bile depremle uğraşıp bir deprem hazırlığı bile yapamadan ve emekli olan insanlar olduğu unutulmamalı. 10 Temmuz 1999 günü Edremit'te Kanadalı'nın gönderdiği faxa istimaden deprem olmadı diye deprem bayramı yapanları unutmamalı. (Bu kişiler bilimsel ve akademik olarak çalışmaları ispatlanmış kişiler. TC kanunlarında insan hayatı, görev vb. kanunlar bulunmakta). İnsanların ölüp ölmeyeceği için seçim yapmak zorunda bırakılmalı mı? Toplumun büyük bir kesimine hitap eden bir konuda gelişim ve eğitim için olanak tanımak kimin sorumluluğunda? Ya da o kişiye eğitim verilmemişse suç kimin? Yıllar geçtikçe insan; 1999 senesinde Gölcük bölgesinde deprem beklerken deprem olmadan 3-4 saat önce niçin hazırlıklı bir kadronun olmadığını ve iletişim sağlanamadığı, vurdumduymazlığı? daha iyi anlamakta. Çekmeköy'de 17 Ağustos 1999'da saat 03.10'da neden Gölcük ve Darıca üzerinde 5 dakika helikopterle uçularak geri dönülsün denildiği daha iyi anlaşılacaktır. Sonuç olarak ezilmeden yenilmek???? ne demekse 18186 ölü, 51835 yaralı sadece insan konusunda... Oysa biraz ilgiyle, bir telefonla daha çok insan, daha az yangınla çıkılmazmıydı!.. 2007 senesinde dahi Sayın Kalaycıoğlu'nun kendi sözleriyle "bir arpa boyu bile yol alamadık" demesi bulundukları konumu daha iyi anlatmakta... Her depremden sonra deprem uzmanlarının basın-yayında önlem alın demeleri kime ne ifade ediyor!!! Kendilerine makam, görev ve bu iş karşılığında bir ücret verildiği düşünülürse babasının hayrına yapmadığına göre; (06.04.2004 / 6098 nolu dilekçeden sonra bırakıp gitmekle insanlara nasıl yardımcı olmayı düşünüyor? Ya da deprem olmadan önce birde adam peşinde mi koşulacak anlaşılamamıştır?) 70 milyona yaklaşan bir nüfus ve ekonomiyi düşününce olayın önemi daha iyi ortaya çıkıyor. Bir insan etrafına yararlı olamıyorsa bence o işi yapmamalı... İllaki kendisi yapacak diye insanların ölmesine ve kurumsal çalışmaların yükselmesine engel olmamalı. 16 Ağustos 1999 akşamında yaşanan traji-komedi gibi Gölcük için olanı tekrar 9 seneye yaymak ne anlam taşıyacak, ne değişecek, böyle anlayışlarla nasıl yapılacak? Olayları seyretmekle ne kazanılacak? Geçen süre içindeki olaylar prova edildiğinde ülke ve insan için kayıbın ne kadar büyük olduğu anlaşılmayacak mı?... Projelerle ilgili bölüm haberleşmeleri de ele alırsak bir araştırma bile yapamamış, sadece yazı yazmaktan öteye gidememiş kişilerin ulaşacağı sonuçta ne değişecek. Depremle ilgili kurumun misyonu, vizyonu, ahlaki etik çalışma kurallarını belirlenmişken her afette askerin ön planda olması Sayın Işıkara'nın dediği gibi "askeriye depremde en iyi" olarak belirtmesi ne anlam taşıyor. Uluslararası konumda çalışma durumu belli olan kurumun gelişmesi için teknoloji ve iletişim çağında olduğumuza göre iletişim kurmak çok mu zor? Haluk Ünaldı vb. gibi insanlarla çalışılmış ve yine azimle başarılı sonuçlara beraberce ulaşılmıştır. İnsanların fazla ölmesi, kurum ve üniversitenin uluslararası konumdaki kaybı, insan hayatı kurtarmak vatan hainliği mi, kötü prestij ve statü iyi bir kritermi olup olmadığı anlaşılamadığından, 15 günlük hesaplama (3-5 kuruş hesabı herhalde yada kimin umurunda) 17 Ağustos 2001 senesinde günün anlamını anlatmak amacıyla istifa edilerek tek olarak tekrar çalışmalara başlamış olup, Endonezya (Tekrar mı denilen), Japonya (06.01.2007), 17.01.2005 Girit 6.3-6.5, Mexico, San Francisco vb. USA sel öncesi gibi değişik yerlerde kendime ait özgün öncelikli çalışmalar yaparak iyi sonuçlara ulaştım. Bu arada 9 senedir telefon aracılığı ile iletişim kurduğum insanlarda bulunmakta. Onlarında büyük katkıları var ve devam etmekte. Yapılması gereken bir işi sonuçlandırarak iş takibinin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmakta. Kanadalı depremcinin uyarısı, Lee'nin tahmini ve ortaya üstüne vazife olupda sonuca gidemeyenlere atfedilecek iş takibinin getirdiğ başarılı? bir sonuç....Fotoğraf bölümünde bu kurumlara, kişilere ve olay öncesi gönderilen maillere ait resimleri bulabileceksiniz. Evrensel ve ahlaki etik çalışma kuralları içerisinde mutluluğun paylaşımını sizlere yansıtmak istiyorum.... Hayat devam ediyor.... Sayg?lar?mla Sizler, yani yeni Türkiye'nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz... Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir. Bilim, gerçeği bilmektir. Bilim ve fen nerede ise oradan alacağız ve ulusun her bireyinin kafasına koyacağız. Hayatta en hakiki mürşit, ilimdir. M.Kemal Atatürk Olgun insan, güzel söz söyleyen değil, söylediğini yapan ve yapabileceklerini söyleyen adamdır. Confucius Zoru başarmak sadece zamanımızı? alır... (1999-2000, 99+1) Zaman akıp gidiyor dur demek olmaz!... NOT: Bu işi yapıpda cebine para girdi mi diyenlere ve bu işin acelesimi var diye düşünenlere yukarıdaki yazı atfedilir. İşin ilginç yanı depremlerin çoğunlukla cumartesi, pazar gibi günlere denk gelmesi ve aynı kişiler etrafında toplanması... 9 sene içinde Marmara depremi, Afyon, Bingöl, Endonezya vb. gibi depremlerde kurtulan insanlar için depremle ilgili kurumda yardımlaşma çabalarında bulunulmak istenilen kişiler bilse ne olur bilmese ne olur; kendi kendine oluşturdukları engelli parkuru aşabilecekler mi? 9 senedir iletişim bile kurulmayan projelerde ölü-yaralı koleksiyonu mu yapılıyor. Öyle ya da böyle sonuçta kurtulan daha fazla insan değil mi? Mümkün olan olanaklarda yapılan hataları insanların hayatlarıyla veya başkalarının ödemesi mantıklı mı? T.C. kanunlarında insan hayatını tehlikeye atmak, memuriyet çalışma kuralları vb. gibi kanunlar açıkça insanlara hizmeti belirtmekte.... (Osman Bey gibi herşeye tamam deyip boşvermekle bu iş olmuyor.) Sonuç olarak insanlar?n ölüp ölmeyece?i konusunda seçim yapmak ya da yard?mla?ma çerçevesi içerisinde insan hayat? kurtarmak konusunda seyirci kalamadık... Anlaşılamayan tek konu ise bu depremler ve olaylar olurken bu işle ilgili insanların ne yaptığı (yapacak birşey olsa yapılırdı), konunun neresinde veya amacının ne olduğu? Ve bu yardımlaşma olayları böyle ilginç, saçma sapan şartlar altında yapılarak başarıya ulaşıldığıdır. Yardımlaşma çabaları içerisinde adı geçen kişilere ne iş yaptıkları ve olaylarda ne gibi önlemler aldığı sorulsa ne cevap verecek. "Ben ne yapabilirim ki" diyerek bilgi edinme haklarına göre eline ne geçti. Toplumun büyük bir kesimini ve insanlara etki eden bir olayda birşeyler yapamamak ne ifade ediyor? Depremin kökü kurumayacağına göre oturup seyretmekle ne anlaşılıyor? 16 Ağustos - 17 Ağustos 1999 gecesinin sırrını çözmek yaşanılan olayları geri getiremez ama neler yapılması gerektiği hakkında çok yardımı olacak dersler alınacaktır.. Bu süre içinde adı geçenlerin mevkileri ve yaptıkları işe bakıldığında nasıl parmaklarını bile oynatamadıkları görülecektir. 2000 senesinde yapılan deprem yardımlaşmaları karşılığında suçu olmayanların "birşey yapamadık", "bir yardımımız olmadı" gibi olaylardan ötürü vicdani rahatsızlık duymaması için "hiçkimsenin manevi olarak borcu yoktur" diye deprem sonrası açıklama yapılmıştır... Depremde yardımlaşmaya olumlu bakan ve hazırlık yapacak askeriyeden başka kurum ya da kişiler yokmu? Vurdumduymazlıktan, görmemezlikten ve rezaletten başka yapacak bir şey yok mu? Deprem yardımlaşmalarındaki iletişimde görevli kişilere ulaşımı sağlamak sonucu hep başarısız olurken (depremle ilgili kişilerin) yıllardır seyretmekle farkında olmadan seri cinayetlere dönüşmesi olumlu bir şey mi? Beynimin hiçbir hücresi bu insanlar ne yaptı da bu cezayı haketti anlayamamıştır. Celal SengorPROF.DR. CELAL ŞENGÖR İSTANBUL DEPREMİNDEKİ EN İYİ VE EN KÖTÜ SENARYOYU AÇIKLADI!...
Prof. Dr. Celal Şengör'ün açıklamaları istanbul'da acilen tedbirler alınması gerektiğini gösteriyor.
15 Ağustos 2004 Pazar 12:30
Ve biz 7'den 70'e, hepimiz sadece bekliyoruz. Prof. Dr. Celal Şengör'ün deyimiyle: 'Üstümüze tam gaz bir otomobil geliyor. Bizse nasıl olsa durur diye yolun ortasında öylece bakıyoruz.' Bunun tek istisnası Türk Silahlı Kuvvetleri. Onlar Gölcük'te olanları asla unutmamış, yapılabilecek hangi araştırma varsa yaptırıyor, alınabilecek ne önlem varsa alıyorlar. 17 Ağustos'ta fay Gölcük'te Donanma Komutanlığı'nın tam altındaydı. Bu kez depremin hedefleri arasında Yeşilköy'deki Hava Harp Okulu var. Ama bu kez askerler hazırlıklı. Sadece depremin oluşturacağı hasarı değil, depremden sonra vuracak dalgaların boyunu bile biliyorlar. Nasıl mı? Uzmanına araştırarak tabii. O uzmanlardan biri de Celal Şengör. Dünyanın en ünlü tektonikçilerinden (yer bilimci) Xavier Le Pichon ile birlikte Kuzey Anadolu Fayı'nı baştan sona araştıran bir bilimadamı Prof. Dr. Celal Şengör. Ünü sınırlarımızla sınırlı değil. Tüm dünya Şengör'ü de yaşayan en büyük jeologlardan biri sayıyor. Uluslararası sempozyumlarda can kulağı ile dinlenen bir isim o. Marmara Depremi'nden bu yana eline geçen her fırsatta hem yetkilileri hem de halkı uyarıyor. Kimisi onu 'felaket tellallığıyla' suçluyor. Kimisi hiç dinlemiyor. Onu tek dinleyen askerler. Şengör, 'Bu işin şakası yok. Yer yarılmış patlıyor. Ne kadar korkutursam o kadar iyi. Çünkü istiyorum ki mümkün olduğunca az insan ölsün' diyor. Korkutmakta haklı. Zira depreme hazırlıksız yakalanırsak en az 50 bin İstanbullu feci şekilde can verecek. Binlerce bina yerle bir olacak. Türkiye ekonomik ve sosyal açıdan belini doğrultmak için çok zorlanacak. Korkmamız lazım, korkutmamız lazım ki birileri harekete geçsin.
En kötü senaryo * İstanbul'u kaç büyüklüğünde bir deprem bekliyor? İstanbul'u bir kere maksimum büyüklüğü 7.6 olan bir deprem bekliyor. 50 yıl içinde, her an deprem olabilir. Yüzde 70 gibi yüksek bir ihtimalle... İkincisi Çınarcık'taki faylar harekete geçerse bu 7.6'lık depremin tetikleyeceği 7.0'lık bir deprem var. Yani üstüste iki deprem olabilir. En kötü senaryo bu. İki deprem art arda...
* İki deprem arasında çok büyük bir zaman aralığı olmayabilir mi? Olmayabilir. Çınarcık'ın altındaki faylar hiç hareket etmeyebilir de... İstanbul'u 500 sene deprem hiç vurmayabilir. O da var. Ama o kadar zayıf bir ihtimal ki ciddiye almaya değmez. Çünkü çok kompleks sistemler. Birebir öngörü yapma imkanı yok.
* Çınarcık'taki o fay ailesi hareket ederse peki... Ve iki deprem arasındaki zaman aralığı da az olursa nasıl bir felaket olur? Böyle bir felaket sadece 1766'da olmuştu. Kuzey Anadolu Fayı'nın üzerinde iki deprem oldu arka arkaya. 3 ay içinde. Feci birşey.
* Bu olabilir mi? Olabilir. Yediden büyük iki deprem olur. Böyle olursa deprem fayın tamamını kırmıyor, sonra bir daha kırıyor. Ama 7.6'lık deprem maksimum zarardır. Hazırlıklı olmamız, aklımızı başımıza almamız lazım.
* Diyelim ki 20-30 yıl içinde deprem olmadı. Biz de bu arada hazırlığımızı yaptık. Maksimum can kaybı ne olur? Zararı yarı yarıya düşürürsünüz. En az yarı yarıya...
* Yani kimsenin burnu kanamaz diyemeyiz öyle mi? Yok. O kadar değil. Gerçekçi olmak lazım. Bir kere toplum olarak hazır değiliz. Eğitilmiş bir toplum değiliz. Buradan başlamak lazım. Toplumu eğitmek çok zor. Binalar sağlam değil. Tüm binaları 30 yıl içinde elden geçirmek zor. İstanbul'da 800 bin bina var. Hepsine bakacaksın. Sadece gökdelenler emin. Onlarda tehlike yok. Prof. Dr. Mustafa Erdik'in bana söylediği şu: En kötü binalar 1960-1980 yılları arasında yapılan 4-5 katlı binalar. Bunlar İstanbul'un en hızlı büyüdüğü dönemde yapılan binalar... Kısacası İstanbul'da çok feci bir yıkım olacak. Çünkü biz bu kente çok kötü baktık. Demokrat Parti iktidarından başlayarak kenti feci hale getirdik ve korkarım doğa çok feci intikam alacak bizden...
* En çok hangi bölgelerde... Bunu söylemek kolay değil. Ama düşün, şu bizim halkımız Alibeyköy Deresi'nin içine ev yaptı. Doğa diyor ki, 'Ben burayı kendime su yolu olarak yaptım.' Ama bizim insanımız ev yapıyor, sel oluyor, halk veryansın ediyor, 'Hükümet bize yardım etsin!' diye... Niye etsin? Sen derenin içine ev yapmakla, belaya davetiye çıkartıyorsun. Bu kadar aptalsan sen... Benim vergimden niçin sana yardım gelsin? Böyle şey olur mu? Ama olur tabii. Sen memleketin ilköğretimini, orta öğretimini perişan ettiysen, bir tane düzgün üniversite bırakmadıysan olmaz mı, tabii olur. En iyi senaryo * Hocam sizin halkı korkuttuğunuz söyleniyor ama... Tabii korkutuyorum. Ne kadar korkutursak o kadar iyi. Çünkü ben istiyorum ki, mümkün olduğu kadar az adam ölsün, mümkün olduğu kadar bu halk az zarar görsün. Ama maalesef bu kaçınılmaz.
* Bireysel olarak yapabileceğimiz bir şey var mı? Evinize baktıracaksınız. Bir inşaat mühendisini çağıracaksınız. 'Kardeşim ne kadar büyüklükte bir depreme dayanır bu bina?' diye baktıracaksın. Ama 24 saat boyunca evinde mi olacaksın? Benim ciltcim Sultanahmet'te. Bir handa... Han şimdiden yamuk. Deprem beni o handa yakalarsa herşey bitti demektir. O doğalgaz boruları ne olacak? Los Angeles'ta görmediniz mi, alev fıskiyeleri oluşuyor. İstanbul'u düşünün, dar sokaklar, yıkılmış evler, altında insanlar. Bir yandan alevler fışkırıyor. Bomm... Korkunç birşey. Bunlar hep en kötü ihtimaller. Ama en kötüye hazırlanmak zorundayız.
* En iyi ihtimal ne olabilir peki? Deprem olmaz, çok geç olur. Türkiye medenileşene kadar bekler.
* Yani... 100 sene deprem olmaz.
* Böyle bir ihtimalin yüzdesi ne? Hesap etmedim ama çok zayıf bir ihtimal. Dikkate almaya değmez.
* Biz yüz yılda hazırlayabilir miyiz bu binaları? Ee tabii böyle giderse zor.
* Allah yardımcımız olsun... Ben Allah'a inanmadığım için bunu diyemem. Ama tabiat, tesadüfler bize bu zamanı tanıyabilir. Karşıdan üzerine 100 km hızla bir araba geliyor... Sen yolun ortasında duruyorsun. O arabanın durma ihtimali nedir? Herhalde sen 'Nasıl olsa durur' diye düşünüp orada durmaya devam etmezsin herhalde... Kaçmayı düşünürsün değil mi? Tabii ki o ihtimal her zaman var, durabilir de araba... Ama böyle düşünüp bekleyecek miyiz? Araba tam gaz üzerimize geliyor. Biz de bekliyoruz. Hatta o sırada bu akşam evdeki partide çayın yanına ne verelim diye düşünüyoruz. Şu anda Türkiye'de durumumuz bu.
* Vallahi ben dua ediyorum... Tabii dua ediyoruz. Hiç bilmediğimiz kuvvetlerle uğraşıyoruz. Ama tam gaz geliyor karşıdan araba. Bir laf vardır biliyorsun. Allah'a güven ama atını sağlam kazığa bağla derler. Herhalde peygamber kalksa hepsini sopayla kovalar politikacıların. Çünkü aklın yolu bir!... Bunu ben bilim adamı olarak değil normal vatandaş olarak söylüyorum. Yolun ortasında birisi tutuyor seni işin kötüsü. Sen durmak istemiyorsun, birisi seni tutmuş ama araba geliyor üstüne, o durumdasın sen. Ne yaparsın?
* Kurtulmaya çalışırım... Evet değil mi? Bu kadar basit. Artık bu kadar çıplak bir gerçeği göremeyecek kadar aptal mıyız biz milletçe.
* Peki siz depremden korkuyor musunuz? Ödüm patlıyor. Çünkü nerede olacağım belli değil. Oğlum var, karım var, anam babam Yeşilköy'de oturuyor. Ailemin serveti Marmara'nın etrafına dağılmış vaziyette. Ödüm patlıyor. Yer yarılmış patlıyor bu şaka değil. Bu yüzden hükümete ateş püskürüyorum. Adam ilk iş MTA Genel Müdürü Namık Kemal Pak'ı görevden alıyor. Tarihin en başarılı adamı. Alırken benim emniyetimle oynuyor. Ne hakkı var ya? Demokrasi ne demek? Halk sana yetki vermiş. 'Bu yetkiyi benim adıma en iyi şekilde kullan' diyor. Sana itimat etmiş sen bunu yapmazsan demokrasiye aykırı davranıyorsun demektir.
Bizde ceza sistemi yok * Peki böyle İstanbul gibi tehlikede olan başka bir ülke var mı? San Francisco.
* Kaç yıl içinde deprem olabilir? Her an olabilir. Çünkü geçti zamanı.
* Kaç yılda bir oluyor? Bizim kadar muntazam değil. Birkaç fay geçiyor içinden ama eli kulağındadır.
* Ne yapıyorlar onlar? Tabii bir kere bütün araştırmalarını yapmış, binalarını sağlama almış, kodlamayı adam gibi yapmış durumdalar. Birisi kodlamanın dışına çıkarsa canına okuyorlar.
* Hocam ne demek kodlama? Bir yere bina yapacaksın. Nasıl yapacaksın? İzin alıyorsun, adam gelip teftiş ediyor, işte bunu yapmadın mı adamlar canına okuyor. Bizde bu canına okuma mekanizması yok maalesef. Bak, askeriyede ödül ve ceza sistemi çalışıyor. Sivil hayatta ödül ve ceza sistemi çalışmıyor. Ödül ve ceza sisteminin çalışmadığı bir yerde hiçbir şey yapılmaz. Komünist ülkeler bu yüzden çöktü. Çünkü ödül ve ceza sistemi olmadan insan kendi aklıyla bir şey yapmıyor. Ahmet Mete I;ikaraIşıkara'dan deprem uyarısı ! Prof.Dr.Işıkara'dan uyarı: ''Hastaneler İstanbul depremine hazır değil''04 Eylül 2007 20:23 Türk Kızılayı Genel Başkan Danışmanı Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, İstanbul’da olası bir depreme, hastanelerin hazır olmadığını, afet sonrasında bunun ciddi sağlık sorunlarının yaşanmasına neden olabileceğini öne sürdü. Işıkara, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’nin deprem ülkesi olduğunu belirterek, depremden korkmak yerine depremin er ya da geç yaşanacağı gerçeğiyle yüzleşilmesi ve gerekli tedbirlerin bir an önce alınması gerektiğini söyledi. Bilim adamları tarafından, İstanbul’da büyük şiddetli bir depremin olacağının tespit edildiğini anımsatan Işıkara, zamanı kesin olarak vermenin mümkün olmadığını, ancak 2010 yılından sonra görülebilme olasılığının yüksek olduğunu kaydetti. Işıkara, bir ülkenin afetleri en az zararla atlatabilmesi için, afet öncesi, afet sırası ve sonrası programlarının uygulamaya hazır olması gerektiğini ifade ederek, özellikle hastanelerin depremden zarar görmeyecek şekilde yapılması ya da güçlendirilmesi gerektiğini bildirdi. "GÜÇLENDİRİLMESİ GEREKEN ÇOK HASTANE VAR" İstanbul’daki hastanelerin çoğunun beklenen olası depreme hazır olmadığını iddia eden Işıkara, "Şu anda depreme dayanıklı çok az sayıda hastane yapıldı" dedi. Işıkara, afetlerde can kaybının az olmasının, tıbbi müdahalenin hızlı yapılabilmesine bağlı olduğunu, vakit kaybetmeden mevcut hastanelerin depreme dayanıklı hale getirilmesi gerektiğine dikkati çekti. İstanbul’da güçlendirilmesi gereken çok sayıda hastane binası olduğunu ifade eden Işıkara, şunları kaydetti: "Sağlık Bakanı Recep Akdağ, geçen yıl Kızılay Kan Merkezi’nin açılışında yaptığı konuşmada, bundan sonra yapılacak hastanelerin hepsinin temel izolasyonlu, deprem hareketine dayanıklı olacağını açıklamıştı. Nereden başlarsak kar. Bu yıl 2 hastane, yarın 2 hastane daha güçlendirelim, bu geçen zaman içinde deprem olmaması durumunda 5-6 yıl sonra İstanbul’da bütün hastaneler depreme hazır hale getirilmiş olabilir. Henüz depreme hazır çok az hastane yapıldı ama güçlendirilmesi gereken çok sayıda hastane var. Hastane derken kampüs olarak bakılmalı, yani 38-40 kampüs ve bunların içindeki 250-300 hastane binası." Kocaeli Tıp Fakültesi Hastanesinin Marmara depreminde yıkıldığını hatırlatan Işıkara, "Siz arama kurtarma çalışmalarında çok başarılı olabilirsiniz ama yaralılara tıbbi müdahale edemezseniz can kayıpları olur. Hemen 1 saat içinde müdahale edilmesi gereken hastalar, müdahale edilemediği için yaşamını yitirebilirler" uyarısında bulundu. "DEVLET, SAĞLIK BAKANLIĞI’NA EL VERMELİ" Hastane binalarının yıkılmamış olmasının, hastanenin kullanılabilir durumda olacağı anlamına gelmediğini vurgulayan Işıkara, "Doktor ve hemşire olmasına rağmen, hastanedeki tıbbi cihazların ve ameliyathanelerin kullanılamaz ve ilaçların kırık olması, hizmet verilememesine neden olur ve diğer basamaklarda yapılan her çaba etkisizleşir" diye konuştu. California’da 1984 yılında meydana gelen depremde bir çok hastane binasının sağlam kalmasına karşın, bina içindeki tıbbi cihazların ve malzemelerin kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle tedavi ve yardım hizmetinin verilemediğini anımsatan Işıkara, "California eyaleti, hastane binaları içerisindeki tüm tıbbi cihazların ve malzemelerin depremden zarar görmeyecek şekilde sabitlenmesi için kural koydu" dedi. Işıkara, aynı kuralın Türkiye’de de uygulanması gerektiğine işaret ederek, Üsküdar Devlet Hastanesinde tüm tıbbi cihazların sabitlenme yöntemiyle güvence altına alındığını söyledi. Üsküdar Devlet Hastanesi’nin, İstanbul’daki tüm hastaneler tarafından örnek alınması gerektiğini dile getiren Işıkara, "Kimi özel hastaneler de böyle. Sağlık Bakanlığının bu konuya vakit kaybetmeden el atması lazım, ama kaynak yok. Bu konu, Bakanlar Kurulu’na getirilmeli ve diğer bakanlıklar da özveride bulunmalı. Güçlendirilmesi mümkün olmayan hastaneler yıkılarak yenisi yapılmalı, devlet konuya el koymalı ve Sağlık Bakanlığına el vermeli" dedi. "BAĞLANTI KÖPRÜLERİNİN AYAKLARI GÜÇLENDİRİLDİ" Prof. Dr. Işıkara, başta Milli Eğitim Bakanlığının ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığına bağlı olan Karayolları Genel Müdürlüğünün gerekli hazırlıkları yaptığını ifade etti. Işıkara, "İstanbul’da viyadüklerin, bağlantı köprülerinin ayakları güçlendirildi. Bu önemli ölçüde tamamlanmış ve hala devam ediyor. Okulların da yaklaşık yüzde 75’i Marmara depremine hazır durumda. 1999 yılından sonra yapılan okulların çoğu depreme dayanıklı yapıldı, bazıları güçlendirildi, geriye kalanlar için de kaynak gerekiyor" dedi. "YETKİ, GEÇİCİ SÜREYLE TSK’YA VERİLMELİ" "İyi afet yönetimi, zararları azaltmakta çok önemlidir" diye konuşan Işıkara, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) ve Türk Kızılayı’nın, afet dönemlerinde müdahale ve iyileştirma çabalarının çok etkili olduğunu kaydetti. Işıkara, afet döneminde, karayollarının en kısa zamanda kullanılır duruma getirilebilmesi, borsanın 3 gün içerisinde açılabilmesi, ilk yardımın ulaşabilmesi ve diğer illerden göçün engellenebilmesi için bölgede "sıkı yönetim ilan edilmesi" gerektiğini kaydetti. TSK’ya, İstanbul’da olası bir deprem durumunda tam yetki verilmesi gerektiğini savunan Işıkara, "Afet yönetimi, geçici süreyle TSK’nın kontrolünde olmalı, Vali ve Büyükşehir Belediye Başkanı ile birlikte yönetilmeli. Sonrasında da yetkileri artırılmış bir valilik tarafından iyileştirme çabaları sonuçlandırılmalı" diye konuştu. İSTANBUL HASTANELERİNDEKİ GÜÇLENDİRME ÇALIŞMALARI İstanbul Sağlık Müdürlüğü yetkilileri konuyu ilişkin AA muhabirine yaptıkları açıklamada, İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (İSMEP) kapsamında, Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerin depreme karşı güçlendirmesi için çalışmalar yapıldığını kaydettiler. Yetkililer, İstanbul İl Özel İdaresi Proje Koordinasyon Birimi, Dünya Bankası kredisi ile depreme güçlendirme analiz ve çalışmalarını yürüttüğünü bildirdiler. Yetkililerin verdiği bilgiye göre, proje kapsamında, Metin Sabancı Baltalimanı Kemik Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Süleymaniye Doğum ve Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi-Semiha Şakir binası ve İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 4. ve 5. blokları ile Paşabahçe Devlet Hastanesi bloklarından bazılarının güçlendirilmesi tamamlandı. Beykoz Devlet Hastanesi ile Prof. Dr. Mazhar Osman Bakırköy Ruh Sağlığı ve Hastalıkları-EAH AMATEM ve Nevroz Klinikleri’nin binalarındaki çalışmalar devam ediyor. İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 1. ve 2. bloklarının da İl Özel İdaresi yatırımlarına alındığı ve güçlendirmesinin yıl içinde yapılacağı kaydedildi. Ayrıca, Haydarpaşa Numune, Haseki ve Bakırköy Kadın Doğum ve Çocuk eğitim ve araştırma hastaneleri ile Lütfiye Nuri Burat, Pendik, Bayrampaşa, Çatalca, Sultanbeyli, Validebağ, Üsküdar ve Paşabahçe devlet hastanelerinin "deprem güçlendirme inceleme proje ihalesi" tamamlandı. Bu hastanelerin binalarının güçlendirilmesi çalışmaları yıl sonuna kadar tamamlanacak. 3 HASTANEYE YENİ BİNA YAPILACAK Proje kapsamında, Dr. Lütfi Kırdar Kartal, Göztepe ve Okmeydanı Eğitim ve Araştırma hastaneleri için deprem yönetmeliğine uygun yeni binalar yapılacak. Yeni binaların tamamlanmasının ardından eskileri yıkılacak. Koşuyolu Kalp Damar Cerrahisi-EAH eski binalarının yıkımına karar verildiği, buraya deprem yönetmeliğine göre yapılacak Çocuk Hastanesi için de proje ihalesinin sonuçlanarak çizimlere geçildiği belirtildi. Öte yandan, Şişli Etfal, Taksim, Zeynep Kamil Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları eğitim ve araştırma hastaneleri ile Kartal Yazuz Selim Devlet hastanesinin "deprem güçlendirme inceleme proje ihalesi"nin hazırlandığı bildirildi. İstanbul’daki hastanelerden inşaatı tamamlanıp hasta kabul etmeye başlayan Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Esenler Başakşehir Devlet Hastanesi’nin deprem yönetmeliğine uygun yapıldığı kaydedildi. Haluk Sucuo[lu17/08/2006 (412 kifli okudu) Ulusal Deprem Konseyi üyesi Prof. Dr. Haluk Sucuo€lu: ‹stanbul'un 10 kilometre güneyinden geçen fayda 30 y›l içerisinde büyük bir deprem olma ihtimali yüzde 60. Yedi y›l depremsiz geçti€ine göre bu ihtimal flimdi daha da artm›fl durumda. Her ne kadar ‹stanbul Büyükflehir Belediye Baflkan›, deprem tehlikesini ‹stanbul'un en önemli iki sorunundan biri olarak görse de (di€eri trafik), bugüne kadar kamuoyuna bir eylem plan› sunamam›flt›r. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odas› Yönetim Kurulu Baflkan› ‹smet Cengiz: Birbiriyle örtüflen birçok senaryoya göre ‹stanbul'da meydana gelebilecek 7.5 büyüklü€üdeki deprem sonucu, 30 bin binan›n tamamen y›k›laca€›, 40 bin binan›n a€›r hasarl› binaya dönüflece€i, 50 bin insan›m›z›n yaflam›n› yitirece€i ve en az 50 milyar dolar zarara yol açabilece€i bilinmektedir. ‹ki kurum gere€ini yerine getirememifltir; TBMM ve siyasal iktidar. Türkiye'nin 2007-2013 y›llar› aras›ndaki kalk›nma stratejisini oluflturan 9. Kalk›nma Plan›nda afete karfl› haz›rl›klar ve afet zararlar›yla mücadele süreci yer almam›flt›r. TMMOB Yönetim Kurulu Baflkan› Mehmet So€anc›: Mühendis, mimar ve flehir planc›lar›n›n Türkiye'nin deprem tehlikesi ve riski konusundaki uyar›lar› siyasal iktidarlarca dikkate al›nmad›. TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odas› Yönetim Kurulu Baflkan› U€ur Gönülalan: Yedi y›lda 38 kanun hükmünde kararname ç›kar›ld›, afetlere öncelik veren bir imar yasas› ç›kar›lmad›. Deprem için ç›kar›lan ek vergiler, baflka amaçlara harcand›. TMMOB ‹nflaat Mühendisleri Odas› Yönetim Kurulu Baflkan› Taner Yüzgeç: ‹stanbul'da, Büyükflehir Belediyesi'nin bahara haz›rl›k için bütçesinden 100 milyon dolar ay›rmas›, insan hayat›n›n ne kadar önemsendi€inin göstergesidir. Bu paraya 750 okulun güçlendirmesi yap›labilir. Avrupa Acil T›p Birli€i Baflkanvekili Dr. Ülkümen Rodoplu: Depremin hemen ard›ndan bafllayan çal›flmalar ve duyarl›l›k son birkaç y›ld›r azald›. 15-08-2006 01:03
Şener ÜşümezsoyRant için deprem pani€i mi yap›l›yor Prof. Dr. Üflümezsoy'un ‹stanbul'daki deprem paranoyas› ile yer bilimci meslektafl-lar›n›n artan mal varl›klar› aras›ndaki paralelli€e dikkat çekmesi gündeme bomba gibi düfltü. 07 Kas›m 2006 12:40
Süleyman ARIO⁄LU'nun haberi ‹stanbul Üniversitesi Jeoloji Mühendisli€i Ö€retim Üyesi Prof. Dr. fiener Üflümezsoy'un ‹stanbul'daki deprem paranoyas› ile yer bilimci meslektafllar›n›n artan mal varl›klar› aras›ndaki paralelli€e dikkat çekmesi gündeme bomba gibi düfltü. Üflümezsoy'un aç›klamalar›na pek çok hocadan destek geldi. 'Haks›z kazanç var, dan›flmanl›k ücretleri az gösterilip, arka planda sar› zarflar konufluluyor' diyen yer bilimciler flaibe alt›ndaki meslektafllar›n›n ç›k›p mal varl›klar›n› aç›kl›€a kavuflturmas› gerekti€ini dile getirdi. Meslektafllar›n›n artan mal varl›klar›n›n ve anlafl›lmad›k flekilde de€iflen yaflam flartlar›n›n dikkat çekici oldu€unu söyleyen yer bilimciler, bütün bunlar›n ortaya ç›kmas› gerekti€ini söyledi. Yer bilimciler flirketlere yap›lan ifller için üniversitelere ait malzemelerin bile kullan›ld›€›n› iddia etti. Doç.Dr. Gündo€du: Sar› zarflar iflliyor ‹stanbul Üniversite Jeoloji Mühendisli€i Ö€retim Üyesi Doç. Dr. O€uz Gündo€du, 'Jeofizikçiler, jeologlar ayn› olaylar› anlamaya çal›fl›yor. Yürekleri yiyorsa bu kifliler karfl› karfl›ya gelip bu olaylar› tart›fl›r. Ancak haks›z kazanç var. Bunu tespit etmek de çok kolay. Biz devlete her y›l mal varl›€› bildiriyoruz, otomobil lasti€i alsak bildiriyoruz. Bir profesörün maafl› ortada. Bakar karfl›laflt›r›rs›n›z, bir art›fl var m›? Yar› zamanl› çal›flan hocalar d›flar›da dan›flmanl›k yap›yor ama dan›flmanl›k maafllar› az gösteriliyor. Mekanizmada arka planda da sar› zarflar konufluluyor' dedi. IfiIKARA ÖRNE⁄‹ 'Baz› kiflilerin ticari iliflkilere girdikleri söylentileri do€ru ama benim elimde bilgi, belge yok. Bu olmadan da flah›slar› suçlamak Oktar Babuna olay› gibi oluyor. Mesela Ahmet Mete Ifl›kara hocam›z›n olay›. Buna rahatl›kla 'etik de€ildir' deriz' diye konuflan Gündo€du, projelerin ve desteklerin sürekli belli üniversitelere verilmesini elefltirdi: 'Bo€aziçi'nin Kandilli Rasathanesi var, ‹TÜ'nün TÜB‹TAK MAM'› var, ODTÜ Ankara'da her yere yak›n. Bu projelerden yoksun b›rak›lmam›z›n da bu tür kiflisellefltirilmifl iddialara neden olabilece€ini düflünüyorum.' Prof. GÖRÜR: ‹ddialar ak›l d›fl› Prof. Dr. fiener Üflümezsoy'un suçlamalar›n›n oda€›na oturttu€u Prof. Dr. Naci Görür, iddialar› ak›l d›fl› diye niteledi: 'Bilimsel araflt›rmada olmayan sadece söze dayanan iddialar› ciddiye alm›yorum. Bunlar›n hesab›n› yarg›da soraca€›z. Ben bilimsel araflt›rmalar›n sonuçlar›n› aç›kl›yorum. Buna da devam edece€iz. Marmara'daki bütün araflt›rmalarda Türk taraf›n›n bafl›nda olan bir insan›m. Spekülasyonun adam› olmay›z. Bilim meselesi, deprem meselesi magazin konusu de€ildir. ‹steyen istedi€ini söyler ama iftiralar için mahkemelerde hesaplafl›r›z.' 'Deprem sonras› talan artt›' M‹MARLAR Odas› Genel Baflkan› Oktay Ekinci, 17 A€ustos depreminin ard›ndan kentte imar ya€mas›n›n artt›€›n› savundu: 'Bütün su kaynaklar›, tar›m alanlar›, havas›, akci€erleri, kentin her fleyi kuzeydedir. Kuzeydeki imar spekülasyonu 1999 depreminden önce bafllad›. Depremden sonra buralar›n sa€lam oldu€u söylenince talan daha da artt›. Bölge S‹T alan› ilan edilmesine ra€men, kaçak yap›laflma ald› bafl›n› gitti. Yap›lmas› gereken hükümetin acilen ‹mar ve fiehircilik Yasas›'n› ç›karmas›d›r.' Halk deprem rant›na isyan etti Akflam'›n dün manfletine tafl›d›€› Prof. Dr. fiener Üflümezsoy'un meslektafllar›na yönelik deprem gibi suçlamalar› vatandafl›n da tepkisine yol açt› *Ayfer Topluo€lu (28 yafl›nda Halkla ‹liflkiler Uzman›): 'Gazeteyi gördü€ümde yaz›lanlara inanamad›m. Herkes kendine rant sa€l›yor. Yapt›klar› aç›klamalarla insanlara sempatik görünüyorlar. Biz de onlar›n aç›klamalar›na inanarak, param›z varsa, daha güvenli oldu€u söylenen evler almaya çal›fl›yoruz. Profesörün aç›klamas› flunu gösteriyor ki, fay›n üç defa de€ifltirilmesiyle bu iflten ç›kar sa€lam›fllar.' *Nilay Kaya (24 yafl›nda ‹lkokul Ö€retmeni): 'Deprem profesörlerinin aç›klamalar›n› a€z›m›z aç›k bir flekilde dinliyoruz. Ne yapaca€›m›z› da aç›kças› bilemiyoruz. Biri 'deprem olacak', biri 'olmayacak' diyor. Deprem profesörleri bu iflten gelir elde ediyor. ‹nsanlar› pani€e sokuyorlar. Deprem profesörlerinin güvenli dedi€i yerlerden insanlar yüksek fiyatlara ev al›yor. Baz› deprem profesörleri de konut flirketlerinin dan›flmanl›€›n› yap›yor.' *fienol Tarto€lu (30 yafl›nda, serbest meslek): 'Bilimadamlar›n›n birbirleriyle çeliflti€ini düflünüyorum. Baz› aç›klamalar birbirini yan›lt›yor. Baz› aç›klamalar ev fiyatlar›n› bile etkiliyor. Kesin olmad›€› sürece aç›klama yapmamalar› do€ru olur.' *Engin fiahin (26 yafl›nda, serbest meslek): 'Ben deprem ile ilgili aç›klamalara ancak deprem olduktan sonra inan›yorum. Depremden sonraki verileri sadece inand›r›c› buluyorum. Bence kimse depremin ne zaman olaca€›n› veya olmayaca€›n› kesinkes söyleyemez.' Bu tart›flmalara giremem Prof. Dr. fiener Üflümezsoy'un adres gösterdi€i bir di€er yer bilimci de bir dönemin 'Deprem Dede'si Prof. Dr. Ahmet Mete Ifl›kara. Bir inflaat firmas›n›n dan›flmanl›€›n› yürüten Prof. Dr. Ifl›kara, bu firman›n reklam filmlerinde oynayarak, binalar›n›n 10 fliddetinde depreme dayan›kl› oldu€unu ileri sürmüfltü. Prof. Dr. Ifl›kara da bu tart›flman›n içinde yer almak istemedi€ini söyledi. Prof. Kenar: Duyumum var Kocael‹ Üniversitesi Jeoloji Mühendisli€i Bölüm Baflkan› Prof. Dr. Özer Kenar da deprem paranoyas›n›n büyütülmesine paralel bir flekilde baz› meslektafllar›n›n mal varl›klar›ndaki art›fla iliflkin kendilerine de duyumlar geldi€ini belirterek, 'Bu kifliler ç›k›p bu durumu ayd›nlatmal›d›r. Bunlar ortaya ç›kmal›d›r' dedi. Prof. Dr. Kenar ayr›ca, 'Bizim duyumlar›m›z aras›nda baz› meslektafllar›n üniversiteye ait malzemeleri araçlar›n›n bagajlar›nda tafl›yarak, özel flirketlere yapt›klar› ifllerde kulland›klar› da var. Bütün bunlar ortaya ç›kmal›. Kimse flaibe alt›nda b›rak›lmamal›' dedi. Akflam Gazetesi Oğuz GündoğduÇürütülen ‹stanbul Depremi teorileri Prof. Dr. fiener Üflümezsoy, ‹stanbul'da deprem pani€inin rant için körüklendi€ini savundu, meslektafllar›n› tezlerine uymayan sonuçlar› gizlemek ve iflbirli€i ile suçlad›. 06 Kas›m 2006 08:53 Marmara'y› sarsan 17 A€ustos depreminin üzerinden 7 y›l geçti. Yeni Marmara Depremi'nin nerede, hangi fliddette olaca€› ve kaç y›l sonra gerçekleflece€i noktas›nda bilim adamlar›n›n görüflleri farkl›yd›. Hepsi birbirini suçlad›. Suçlamaya da devam ediyor. Son olarak bugün Akflam gazetesinde Prof. Dr. fiener Üflümezsoy, ‹stanbul'da deprem pani€inin rant için körüklendi€ini savundu ve ço€u inflaat firmas›n›n ve emlak sektörü ile depremden dem vuran bilim adamlar›n›n iflbirli€i yapt›€›n› savundu.
Süleyman Ar›o€lu'nun haberi Deprem uzmanlar›n›n ço€u yeni depremin Marmara Denizi'nin kuzeyinde gerçekleflece€ini ve ‹stanbul'a büyük zarar verece€ini savundu. Ancak deprem fliddeti ve yeri sürekli de€iflti. ‹stanbul Üniversitesi Jeoloji Mühendisli€i Ö€retim Üyesi Prof. Dr. fiener Üflümezsoy ise en bafl›ndan beri depremin Marmara'n›n güneyini etkileyece€ini savundu. Üflümezsoy, senoryalar›n› sürekli de€ifltiren ve ‹stanbul'da pani€i körükleyen meslektafllar›n›n yaflam koflullar›ndaki aç›klanamayan bir yükselifl oldu€unu iddia etti. fi‹RKET KURUP, PROJE SATTILAR Üflümezsoy, baz› meslektafllar›n›n yap› projeleri, inflaat firmalar› ve emlak piyasas› ile iliflkileri oldu€unu öne sürerek flöyle dedi: 'Bu iflten ç›kar sa€lamayan ben, O€uz Gündo€du, Ülben Ezen ve bir kaç kifli daha var. Ama, sürekli deprem projeleri ile gündeme gelen, 'gemi getirelim, zemin etütleri yapal›m' diyenler projeler satm›fl, flirketler kurmufltur.' Prof. Dr. Üflümezsoy flunlar› söyledi: 'Sa€lam bölge ikinci köprünün kuzeyidir denilerek yap›laflma teflvik edildi. fiimdi bu alanlarda 2B konusu gündemde. O dönemde k›y›lar tsunamiden y›k›lacak diye kuzeydeki villalar büyük paralarla sat›ld›. Sonra bakt›k ki, bir arkadafl oradaki bir flirketten ev sahibi olmufl.'
Marmara'da ürperten hesaplar! Marmara'daki fay 240 y›ld›r, y›lda 2-2,5 santim kay›yor. 17 A€ustos'ta 5 metre at›l›m yapan fay ‹stanbul'u 90 kilometreden sallayacak. Prof. Dr. O€uz Gündo€du'nun dehflet hesaplar›: 30 Ekim 2006 12:32 Yaz› boyutunu büyütmek için
SOHBET ODASI / DERYA SAZAK Prof. Dr. O€uz Gündo€du, Milliyet'ten Derya Sazak'a konufltu. Marmara'da son 4 y›lda 4 büyüklü€ünü aflan depremin olmad›€›n› sölyeyen Doç. Dr. Gündo€du, 7'nin üzerinde deprem olaca€›n› söylüyor. DERYA SAZAK: Bal›kesir Manyas ve Bursa Gemlik'te yaflanan 5.2 büyüklü€ündeki depremler, 17 A€ustos depremi korkular›n› canland›rd›, Prof. Naci Görür bu hareketlenmeyi beklenen ‹stanbul depreminin "ayak sesleri" olarak nitelendirdi. Sizin görüflünüz ise Kuzey Anadolu Fay Hatt›'n›n güney kolunda yeni k›r›lma oldu€u fleklinde. Bu sars›nt›lar daha büyük depremlerin habercisi mi?
O⁄UZ GÜNDO⁄DU: Son dört y›ld›r Marmara Denizi'nde 4'ü aflan deprem olmad›. Bu tür sessizliklerin arkas›ndan daha fliddetli depremler beklenir. Manyas ve Gemlik'teki 5.2 olarak ölçülen depremler orta büyüklükteler. O bölge için normal faylanma, düflen hareket dedi€imiz afla€›ya do€ru inen bir hareketle oldu. Manyas Gölü de zaten geçmiflte faylanmayla oluflmufl bir alan. Bu tür depremler belirli sürelerle beklenmeli. As›l tehlikelisi bizim Kuzey Anadolu fay› gibi, yatay yer de€ifltiren birbirinin üstüne ç›kan hareketlerdir. Sumatra depremi gibi, bir blok di€erinin üstüne ç›k›yor, onlar tsunamiyi yaratan deprem türleridir. Endonezya'y› y›kan deprem kaç büyüklü€ündeydi? Dokuz. 17 A€ustos ve hesaplar, 17 A€ustos Gölcük depremi?, 7.6'dan afla€› de€il, biz tekrar hesaplad›k. Kandilli 7.4 diye aç›klam›flt›. 7.4 verdiler ama bizim hesaplamalar›m›z 7.6 gösteriyor. O günlerdeki korku içinde daha büyük panik olmas›n diye mi küçük gösterildiler? Öyle hesaplad›lar diyelim. Bu fliddetteki felaketin ortas›nda istasyonlardan ilk anda do€ru kay›t alamazs›n›z. Gölcük depreminde 17 A€ustos k‛d›na bak›n simsiyaht›r. Süreye ba€l› ölçerler, ona göre hesaplama yap›l›r. Hat›rlarsan›z, önce 6.4 aç›kland›, sonra 7.4'e ç›kt›lar. Tek flans›m›z flu oldu, fay yavafl k›r›ld›. Kayb›m›z 20 bin kifli de€il, Pakistan'daki gibi 100 bin kifli de olabilirdi. 12 Kas›m'daki Düzce depremine televizyonda canl› yay›nda yakaland›m, herkes bunun artç› flok oldu€unu savunurken, yeni bir deprem felaketine u€rad›€›m›z› söyledim. Binalar çöktü, yang›n ç›kt›. O fliddette artç› flok olmaz. Rahmetli Aykut Barka ile birlikte Kuzey Anadolu Fay›'n› y›llard›r izliyorduk ve büyük bir deprem gelece€ini hep söyledik. Jeologlar ile sismologlar neden anlaflamazlar? Ulusal Deprem Konseyimiz var ama deprem kufla€›ndaki Türkiye'yi bekleyen riskler konusunda kamuoyu net bir görüfl edinemiyor. 17 A€ustos olmasa bu kadar çok deprem uzman›m›z oldu€unu bilmeyecektik! "Deprem uzman›" sözünü biz uydurduk, dünyada böyle bir fley yok, bizim jargonumuzla gelifltirildi, halk da kabul etti. Sismotektonikçi bizim için anlam tafl›yan bir tan›mlamad›r. Bence dünyada ki en iyilerinden biri rahmetli Aykut Barka'yd›. Hem sismolojiden anlar, hem de tektoni€i iyi bilirdi çünkü jeoloji kökenliydi. ‹stanbul'da üç gün tatbikat var Kimse elindeki veriyi paylaflmak istemiyor. ‹ki sene kimseye vermediler bunlar›. Biz jeofizikçiyiz, bizim dayanmam›z gereken bilgilerde flu tür araflt›rma sonuçlar› da var: Adalar'›n, Bak›rköy'ün hemen aç›klar›nda bir metamorfik kitle var kabu€un içinde, bu fay çok düzgün hareket ediyor. Hep bat›ya do€ru gitmeye çal›fl›yor. Önüne bir engel geldi mi ya etraf›ndan dolafl›yor ya da aç›lma rejimini oluflturuyor. Sapanca Gölü, Erzincan Ovas› hep böyle oldu. O engel, 17 A€ustos'ta tekli bir k›r›lmay› önledi. Yoksa Gölcük depremi boydan boya k›rard›. 240 y›lda birikmifl enerji haz›r duruyor, hepsini k›rard›. K‹MD‹R?
1947'de Bursa'da do€an O€uz Gündo€du, ‹stanbul Üniversitesi Jeofizik Bölümü'nü bitirdi. Lisans e€itiminin ard›ndan, yüksek lisans ve doktoras›n› da ayn› bölümde sismoloji alan›nda yapt›. Türkiye Deprem Vakf› Yönetim Kurulu üyesi olan Gündo€du, ‹stanbul Üniversitesi'nde akademik çal›flmalar›n› sürdürüyor. Naci GörürÖRNEK1: Türkiye 'Deprem riski artt› uyar›lar› dinleyen yok'
17/08/2006 (412 kifli okudu) Ulusal Deprem Konseyi üyesi Prof. Dr. Haluk Sucuo€lu: ‹stanbul'un 10 kilometre güneyinden geçen fayda 30 y›l içerisinde büyük bir deprem olma ihtimali yüzde 60. Yedi y›l depremsiz geçti€ine göre bu ihtimal flimdi daha da artm›fl durumda. Her ne kadar ‹stanbul Büyükflehir Belediye Baflkan›, deprem tehlikesini ‹stanbul'un en önemli iki sorunundan biri olarak görse de (di€eri trafik), bugüne kadar kamuoyuna bir eylem plan› sunamam›flt›r. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odas› Yönetim Kurulu Baflkan› ‹smet Cengiz: Birbiriyle örtüflen birçok senaryoya göre ‹stanbul'da meydana gelebilecek 7.5 büyüklü€üdeki deprem sonucu, 30 bin binan›n tamamen y›k›laca€›, 40 bin binan›n a€›r hasarl› binaya dönüflece€i, 50 bin insan›m›z›n yaflam›n› yitirece€i ve en az 50 milyar dolar zarara yol açabilece€i bilinmektedir. ‹ki kurum gere€ini yerine getirememifltir; TBMM ve siyasal iktidar. Türkiye'nin 2007-2013 y›llar› aras›ndaki kalk›nma stratejisini oluflturan 9. Kalk›nma Plan›nda afete karfl› haz›rl›klar ve afet zararlar›yla mücadele süreci yer almam›flt›r. TMMOB Yönetim Kurulu Baflkan› Mehmet So€anc›: Mühendis, mimar ve flehir planc›lar›n›n Türkiye'nin deprem tehlikesi ve riski konusundaki uyar›lar› siyasal iktidarlarca dikkate al›nmad›. TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odas› Yönetim Kurulu Baflkan› U€ur Gönülalan: Yedi y›lda 38 kanun hükmünde kararname ç›kar›ld›, afetlere öncelik veren bir imar yasas› ç›kar›lmad›. Deprem için ç›kar›lan ek vergiler, baflka amaçlara harcand›. TMMOB ‹nflaat Mühendisleri Odas› Yönetim Kurulu Baflkan› Taner Yüzgeç: ‹stanbul'da, Büyükflehir Belediyesi'nin bahara haz›rl›k için bütçesinden 100 milyon dolar ay›rmas›, insan hayat›n›n ne kadar önemsendi€inin göstergesidir. Bu paraya 750 okulun güçlendirmesi yap›labilir. Avrupa Acil T›p Birli€i Baflkanvekili Dr. Ülkümen Rodoplu: Depremin hemen ard›ndan bafllayan çal›flmalar ve duyarl›l›k son birkaç y›ld›r azald›. 15-08-2006 01:03
'‹stanbul'u depreme haz›rlayamad›k' 17 A€ustos yaklafl›rken ‹stanbul'un depreme haz›r olup olmad›€› tart›fl›l›yor. Prof. Dr. Naci Görür, "Haz›rl›k ad›na çok az fley yap›ld›" dedi. ‹stanbul Teknik Üniversitesi (‹TÜ) Maden Fakültesi Ö€retim Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, 1999 Marmara depreminden bu yana çok az fley yap›ld›€›n› belirterek, “Bu kadar inflaat sektörünün pompaland›€› bir dönemde dahi kimse depremin sözünü etmiyor. Sadece reklam, yaln›z ev satmak pahas›na birileri ç›k›p da 'deprem güvenli evlerdir' diye söylüyor” dedi.
Depremin 7. y›ldönümü dolay›s›yla ‹TÜ ve Güney Kaliforniya Deprem Merkezinin (SCEC) iflbirli€iyle düzenlenen çal›fltay, ‹TÜ Deprem Araflt›rma Merkezinde bafllad›.
Burada bas›n mensuplar›n›n sorular›n› yan›tlayan Çal›fltay Baflkan› Prof. Dr. Naci Görür, bu toplant›n›n 2 ülke bilim adamlar›n›n Kuzey Anadolu ve Kalifornia'daki Saint Andreas faylar›n› incelemesi, bunlar aras›ndaki benzerlikleri ve farkl›l›klar› ortaya koyarak tecrübelerini art›rmas› amac›yla düzenlendi€ini anlatt›. Prof. Dr. Görür, ”Böylelikle karfl›l›kl› bir ortak tecrübeden yararlanmak, deprem zararlar›n› da belirli ölçüde azaltmak amac›yla bu toplant› yap›l›yor. Çal›fltay›n bir özelli€i daha var; özellikle Güney Kaliforniya Deprem Araflt›rma Merkezi, Türkiye'de deprem araflt›rmalar› yapan enstitülerle de yak›n iliflki kurmak istiyor. Bu maksatla biz, tahmin ediyorum ki, çal›fltay›n sonunda ortak araflt›rma merkezi oluflturaca€›z” diye konufltu.
Çal›fltaya ABD'den 38, Türkiye'den 50, Avrupa'dan 23 ve Japonya'dan 2 bilim adam›n›n kat›ld›€›n› belirten Prof. Dr. Görür, 4 gün sürecek çal›fltay sonunda Marmara Bölgesi'ni tehdit eden fay kufla€›na 2 ayr› arazi gezisinin de düzenlenece€ini bildirdi. 17 A€ustos 1999 depreminden bu yana yap›lan depreme haz›rl›k çal›flmalar›na da de€inen Prof. Dr. Görür, ‹stanbul depremi için ciddi bir haz›rl›k yap›ld›€›n› söylemenin mümkün olmad›€›n› ifade etti. ”Saymaya kalkarsan›z, depremden bu yana uzun uzun listeler yapabilirsiniz, ama bunlar ayr›nt› olan fleylerdir. 'Temelde neler yap›ld›' diye soruyorsan›z, çok az fleyin yap›ld›€›n› söyleyebilirim” diyen Prof. Dr. Görür, deprem s›ras›nda ve sonras›nda insanlar›n hayatta kalmas›na yönelik çok az çal›flman›n yap›ld›€›n› savundu. Kobe'nin depreme 10 y›l haz›rland›€›n›, ‹stanbul'da ise 1999 depreminin üzerinden neredeyse 7 y›l geçmesine ra€men seferberlik havas›nda hummal› bir çal›flma görülmedi€ini anlatan Prof. Dr. Görür, inflaat sektöründeki patlaman›n, insanlar›n ev sat›n alma motivasyonunun deprem güvenli evler sat›n almalar› için kullan›labilece€ini söyledi.
ÖRNEK2: “‹STANBUL'U DEPREME HAZIRLAYAB‹L‹RD‹K” Prof. Dr. Görür, sözlerine flöyle devam etti: “Bugün inflaat sektöründe patlama var deniliyor. Her gün gazetelerde boy boy birtak›m yabanc› isimler vermek suretiyle, villalar›, konaklar› satmak için pazarlama yap›l›yor. Hangi gazeteyi çevirsek büyük flirketlerin gayrimenkul pazarlamalar›n› görüyoruz. Haberlere konu oluyor. Sat›fllar patlad› deniyor. Bu kadar toplumda bir istek varsa, toplum bu kadar motive edilebiliyorsa, neden bu motivasyon ‹stanbul'un depreme haz›rlanmas›, can kayb›n›n en fazla olaca€› yerlerin boflalt›larak bu insanlar›n yeni yeni yap›lan uydu kentlere tafl›nmas› için kullan›lmad›? Halk›n bir iste€i var, bunu kaybediyoruz. Birtak›m fleyler yap›l›yor, ama bunun özünde deprem yok. Bu çal›flmalar deprem ad› alt›nda yap›labilirdi. Yani hepimizin kafas›nda flu olabilirdi; rant elde etmek için dairesi olan bir daire daha als›n havas› verilmeden, hükümet insanlar›n can›n› kurtarmak için veya ‹stanbul gibi bir kültür merkezini depreme kurban etmemek için 'bu türlü bir seferberlik yapt›k, her tarafta deprem güvenli evler, semtler, siteler oluflturuyoruz. Halk› da teflvik ediyoruz, kaynak veriyoruz, bankalar› da bu bak›fl aç›s›ndan sigorta flirketlerini de bu aç›dan motive ediyoruz' diyebilirdi. Morgage yasas›n› da bu kanalda motive etmek suretiyle ‹stanbul'u depreme haz›rlayabilirdik. Bu kadar inflaat sektörünün pompaland›€› bir dönemde dahi kimse depremin sözünü etmiyor. Sadece reklam, yaln›z satmak pahas›na birileri ç›k›p da 'deprem güvenli evlerdir' diye söylüyor.”
Prof. Dr. Görür, toplumun, ‹stanbul'da beklenen depremi yeterince ciddiye almad›€›n›, bilime inanmad›€›n›, bu nedenle de depremden zarar görecek bölgelerdeki sanayicilerin, ifl adamlar›n›n ve TOK‹'nin dahil bir haz›rl›k yapmad›€›n› savundu. AA
VE BUNUN G‹B‹ 7 SENE ‹ÇER‹S‹NDE YAPILAN AÇIKLAMALAR, TV, GAZETE vb. gibi iletiflim örnek say›labilir. Ahmet ErcanEK-2
ÖYAVUZ RENÇBERLER'in haberi Prof. Ercan'dan flifreli intikam Türkiye Jeofizik Kurumu Onursal Baflkan› Prof. Dr. Ercan, ‹stanbul depremi konusunda polemi€e girdi€i kamuoyunda deprem uzman› olarak tan›nan profesörleri internet sitesinde flifreli isimlerle yerden yere vurdu. Türkiye Jeofizik Kurumu Onursal Baflkan› Prof. Dr. Ahmet Ercan, "www.ahmetercan.net" adresli internet sitesinde flifreli adlar alt›nda kamuoyunun yak›ndan tan›d›€› deprem profesörlerini elefltirdi. "Sars›nt› (deprem) Konseyi Baflkan›" s›fat›n› kullanarak Prof. Dr. Haluk Eyido€an'›n k›z ö€rencilere sark›nt›l›k yapt›€›n› öne süren Ercan, "Denizde gemi yüzdüren" flifresiyle Prof. Dr. Naci Görür, "sakall›, gürbüz" flifresiyle Prof. Dr. Celal fiengör ve "K›z›lderili" flifresiyle bahsetti€i Prof. Dr. fiener Üflümezsoy'u deprem dersi almad›klar› halde "Deprem profesörü olan ünlüler" olarak tan›tt›. Sitede "Sars›nt› (Deprem) Konseyi Baflkan›" olarak isimlendirilen Prof. Dr. Haluk Eyido€an ile ilgili "Bir deprem profesörü üniversitedeki odas›nda neden bir ö€renciden dayak yedi" bafll›€›yla yay›nlanan yaz›daki aç›klamada flunlar yer ald›: "Çünkü k›z arkadafl›na, o evli hoca sark›nt›l›k etti. Sars›lal›m Konseyi Baflkan›. Deprem ticareti yap›yor. Aras›ra üniversitede kendini görenler oluyor. Sak›n›n. Sözlerine sürekli 'BenSars›nt› (Deprem) Konseyi Baflkan› olarak' diye bafllamay› al›flkanl›k olarak sürdürür. Nas›l oluflturulmufltur, bu sars›nt› konseyi? Hülle ile. Kimin hüllesi ile? Deprem mafyas›. Kimdir bunlar ? Bafl›nda, 'Karaya€›z gemisini yüzdüren adam ile sakall›' var. Gerisinde de yamaklar›. Kimdir bu yamaklar? Atalar›m›z flöyle der -‹t iti ›s›rmaz- ‹flte birbirlerini ›s›rmayan, deprem aç›klamamalar›n›, deprem korosu, olarak yapan bu kifliler ayr›ca ç›kar korosudur."
K‹M BU ÜNLÜLER? Ercan, internet sitesinden savafl açt›€› di€er bilim adamlar›n› da ilginç bir flekilde tan›mlad›. "Deprem dersi, e€itim almam›fl deprem profesörü olabilir mi? Türkiye'de oluyor. Kim bu ünlüler" bafll›€›yla kamuoyu taraf›ndan tan›nan üç bilim adam›n› flöyle tan›mlad›: "1. denizde gemi yüzdüren... kara ya€›z tokur (t›knaz k›sa boylu) 2. '‹stanbul'da çok yak›fl›kl› deprem olacak' diyen sakall› , gürbüz. 3. K›z›lderili."
----------------------------------------------------------------------- 'Önemsemiyorum' Prof. Dr. fiener Üflümezsoy, Ahmet Ercan'›n sözlerini önemsemedi€ini belirterek "Ben ‹stanbul Üniversitesi jeoloji mühendisli€i mezunuyum. Plaka tektoni€i ve kaya deformasyonu uzman›y›m" diye konufltu. ------------------------------------------------------------------------ Korku saçan hülleci Prof. Sitede "Hülle ile profesör olan, çevreye korku saçan sözde deprem profesörü kim" bafll›€›yla Ercan, Prof. Dr. Eyido€an ve Prof. Dr. Görür ile ilgili ilginç iddialarda bulunuyor. ‹flte iddialardan baz›lar›: * Denizde yabanc› gemi yüzdürüp, "fay" bulaca€›m diye, derin petrol sahalar›n›nz gizli bilgilerini yabanc›lara kapt›ran sözde profesör. * "‹ngilizce yay›nlanmazsa olmaz" diyecek ölçüde Türklü€ünden uzaklaflm›fl töresiz, kendine "Kürdüm" diyen bir TC profesörü. * Kendisi düzmece bir "Sars›nt› (Deprem) Konseyi'nin mimar›. ------------------------------------------------------------------------ 'Cevap vermem' Görür, Ahmet Ercan'›n sözlerini ciddiye almad›€›n› belirterek "Ona cevap veriyor gibi olmak da istemem. Ben TUBA (Türkiye Bilimler Akademisi) üyesi bir bilim adam›y›m. Bu bilimsel kuruluflun üyesi olmak öyle kolay da de€ildir. Deprem uzman›, diye bir laf yoktur. Bunu söylemek ay›pt›r. Çeflitli bilim adamlar› vard›r. Sismolog, tektonikçi, deniz jeolojisi uzman›, sedimetnoloji, paleontoloji uzman›na ihtiyac›n›z vard›r" dedi. 'Çok incitici' Prof. Dr. Eyido€an, "Yaz›lanlardan haberim var. Ama Ercan'› aramad›m. Çok incitici fleyler. Meslek eti€ine ayk›r›" dedi. ------------------------------------------------------------------------ Deprem konusunda kim ne diyor? Prof. Dr. Ahmet Ercan ‹stanbul depreminin büyüklü€ü için 6.3 ve 6.5 tahmini yaparken di€er hocalar›n tahminleri daha yüksek: Prof. Dr. Celal fiengör: Marmara fay›n›n, yar›m yüzy›l içinde maksimum 7.6 büyüklü€ünde deprem üretme ihtimali yüzde 70. ‹stanbul'un güneyini etkiler ve tsunami tehlikesi yarat›r. Prof. fiener Üflümezsoy: Marmara Denizi'nde 17 A€ustos'ta k›r›lan fay Yalova-Ç›narc›k hatt›nda gitti, Marmara'y› kat etmedi. Bu da fay üzerinde 6.7'lik deprem riski var. Prof. Haluk Eyido€an: Marmara bölgesinde 30 y›l içinde büyüklü€ü 7'den yüksek bir deprem olas›l›€› yüzde 50'nin üzerinde. ------------------------------------------------------------------------ Bunlar› deprem zengin etti Prof. Dr. Ercan, SABAH muhabirine sitede yaz›lanlarla ilgili aç›klamay› yaparken "denizde gemi yüzdüren" flifresinin Naci Görür'e, "sakall›-gürbüz" flifresinin Prof. Dr. Celal fiengör'e, "k›z›lderili" flifresinin ise Prof. Dr. fiener Üflümezsoy'a ait oldu€unu kabul etti. Prof. Dr. Ercan bu üç bilim adam›n›n sismoloji (deprem) dersi almad›klar› ve yüksek lisans doktoralar›n›n bu konuda olmad›€›n› belirterek "Sismoloji, deprem bilimi demektir. Bunun d›fl›ndaki kiflileri deprem uzman› olarak de€erlendirmemek gerekir. Neden benim fikirlerim onlarla ayn› de€il, iflte bu yüzden. Difl doktoru katarakttan ne anlar? Ama ikisi de doktordur. Yer davran›fl bilimi, jeofizik bilimidir. Bunlarda hiçbir bilimsel olay yok ki" dedi. Ercan, Naci Görür'ün 1999 depreminden sonra zenginleflti€ini de savunarak "1999'dan sonra büyük deprem olacak diyenler zenginleflti. Naci Görür'ün Yeniköy'de deniz manzaral› evi var. Zekeriyaköy'de villas› ve birkaç arabas› var. O€lunu d›flarda okuttu. Ola€anüstü bir yükselifli oldu" dedi. Sabah
EK-2
Siz hiç diflinizi çektirmek için göz doktoruna giittinizmi? Peki bas›n niye depremi sormak için bir sedimantolo€a gidiyor ? Neden bu kifli her 15 günde bir deprem 盀›rtkanl›€› yap›yor ?
HÜLLE ‹LE PROFESÖR OLAN SÖZDE DEPREMC‹ K‹M ? 1. Denizde yabanc› gemi yüdürüp, "fay" bulaca€›m diye, derin petrol sahalar›n›n, deniz alt›lar›n saklanma gediklerinin yerini, yurdumuzun gizli denizalt› bilgilerininin görüntüsü yapanc›lara kapt›ran, onlar›n çal›nmas›na neden olan sözde profesör. 2. 5.2 lik depremin 7.6 l›k ‹stanbul depremini tetikleyece€i gibi "bilim d›fl› konuflan" 3. Bir saat deprem dersi almadan, toplumumuza "deprem fetvas› "veren kara ya€›z,tokur. 4. "‹ngilizce yay›nlanmazsa olmaz", "Türkçe yaz›lanlar bilimsel çal›flma olmaz" diyecek ölçüde Türklü€ünden, Türklük kimli€inden uzaklaflm›fl töresiz, ayr›ca kendini "Kürdüm" diyen bir Türkiye Cumhuriyeti profesörü 5. "Deprem yast›k görevi görür. fiiddeti söndürür" gibi ancak bir cahilin sözleri olacak sözleri söyleyen bilgisiz, 6. Kendisi düzmece bir "Sars›nt› Konseyinin mimar›". Konsey üyeleri seçimle gelmifl olmas› gerekirken, seçim sonuçlar› aç›klanmadan üyeler aç›kland›. Kendisi de depremci olmamas›na karfl›n baçadan bu konseye girdi. Bu konsey üyelerinin gelirleri inan›lmaz boyutta artarken, bu güne dek Türkiye'ye ne kazand›rd›; TV'de yap›lan bir kaç kuru sözden baflka. 7. Kendisi MAMA'daki görevinden al›nd›ktan sonra, oradayken ayarlad›€› özel" bir çevre flirketinde çal›flmaktad›r." . Üniversitenin jeoloji bölümünde de yar› zamanl›d›r. Yar› zamanl› bir ö€retim üyesi;a. Yönetim görevi; dekan, rektör, bölüm baflkan›, anabilim dal› baflkan› olamaz, kurullarda yer alamaz, dönersermaye projeleri yapamaz. Öyle ise bu kifli halen gazetelere, dergilere, kendini sanki "tam gün ö€retim üyesi gibi", ayr›ca MAMA Baflkan› gibi tan›tmakta, bunu tekzipde etmemektedir. Peki bu kifli hangi s›fatla, hangi projesi için devletten 4 milyon dolar istiyor? Ayr›ca vermiyorla diye yak›n›yor? 8. Deprem olmadan önce çocu€unun ayakkab›s›n› alamayan, bu kiflinin flimdi 1 evi, 1 villas›, ayr›ca bir çok ayr› varl›klar› var, lüks içinde flatafatl› bir yaflam› var. O€lunu yurt d›fl›nda okuttu. Efli çal›flm›yor. 2 bin YTL ile bunlar nas›l karfl›lan›r ? Tam gün çal›fl›rken, Makam flöferü ile her ay o€luna yollatt›€› 1500 dolar›n kayna€› neresidir? 9. Gazete ile TV'lere yaz› yaz›p "benden baflkas›n› ç›karmay›n" diyen ün düflkünü 10. Geçen gün Prof. Dr. Ülben Ezen'in HABERTÜRK'de yürekli olarak yapt›€› aç›klamaya göre, bu kifli, deprem kay›na baksa "kalp elektrosu" san›r. "Denizde al›nan jeofizik-sismik yans›ma kesitlerinin nas›l ifllendi€ini, t-x, d-x, ara h›z de€erlerinden bi haber oldu€unu, baflkas›n›n yapt›€› çal›flmalar› kendi çal›flmalar› gibi gösterme ucuzlu€unu gösterdi€ini aç›klad›. 11. Bu kifli, özellikle bir kaç gazetede yapt›€› tutars›z deprem haberleri ile a- Halk› psikolojisini bozmakta, b. ‹stanbul'a turistin gelmemesini etkilemekte,c. deprem korkusuyla yat›r›mlar›n ‹stanbul d›fl›na kaçmas›na neden olmaktad›r. 12. Neden, "Hülle ile Profesör": Çünkü, Profesörlük bafl vuruflu, tüm jüri üyelerince red edilmesine karfl›, "araya sakall› - papyonlu fliflman, "ohhh çok yak›fl›kl› deprem oldu diyen" "ç›lg›n depremci girdi. eski YOK baflkan›n› "kafaya ald›lar", 3 olmaza karfl› , t›knaz önce hülle ile prof, sonra ,,,,yürü ya kulum....Bu gün kendine bilim adam› diyen kiflinin çevreflindekilere sald›rmas›n›n nedeni içinin bofl olmas›ndan kaynaklanan afla€›l›k duygusu. Olan, kime inanaca€› flafl›rt›lan toplumumuza oluyor. Arkadafllar›na sald›rmasa bu kadar yazmayacakt›m. Sürdürürse, daha anlatacaklar›m var.... Kim bu hülle ile Prof, sonra Bölüm baflkan›, sonra MAMA baflkan›, sonra hülle ile sars›n konseyi üyesi, sonrada özel bir flirkette koordinatör olan, halka korku saçan, bilmedi€i konularda ferva veren, bu sözde deprem profesörü: N. GÖRMEZ di€er bir takma ad›yla,
GEM‹S‹N‹ YÜZDÜREN KAPTAN.....
BU ÜLKEDE ALLAH BAZILARINA YÜRÜ YA KULUM D‹YOR.... HAYD‹ U⁄URLUSU.... Ö€le saatlerinde FISILTI gazetesi tiraj yapt›; ‹zmir A⁄IR PAN‹K yaflad› ‹zmir bir anda flu dedikodunun etkisi alt›nda kald›: Sözde valilik bir emir göndermifl; tüm kamu kurumlar› boflalt›l›yormufl. Bir baflka dedikodu ise, Bayand›rl›k Bakanl›€›'n›n gönderdi€i uyar›... Buna göre 15:00 - 16:00 aras›nda deprem olacakm›fl... Dedikodular öylesine h›zl› yay›ld› ki, iflyerlerini terkeden kamu çal›flanlar› bile oldu... Çok say›da ‹zmirli araçlar›yla yola ç›k›p kenti terketmeye çal›flt›... Bu s›rada ‹zmir valisinin de ‹zmir d›fl›nda olmas› dedikoduya 'güçlülük' kazand›r›yordu... Geliflmeyi duyan vali derhal ‹zmir'e döndü... Söylentisi yap›lan saat, geçti... ‹zmir tekrar normale döndü... EK-2 ‹ZM‹R'DE Y‹NE DEPREM TED‹RG‹NL‹⁄‹ ‹zmir'in Seferihisar ‹lçesi aç›klar›nda Ege Denizi'nde 5.9 büyüklü€ünde deprem meydana geldi. Kandilli Rasathanesi, saat 00.40'ta meydana gelen depremin merkez üssünün Seferihisar aç›klar› oldu€unu bildirdi. Deprem ‹zmir'in yan› s›ra, Çanakkale ve Manisa ile Akhisar, Bergama ve Soma'da da hissedildi.
37 K‹fi‹ YARALANDI, 1 K‹fi‹ ÖLDÜ Deprem s›ras›nda ‹zmir'de, panik yaparak balkondan atlayan, düflerek yaralanan ve panik atak rahats›zl›€› yaflayan 37 kifli, hastane acil servislerine baflvurdu. Depremde üç kifli de kalp krizi geçirdi. Bu kiflilerden Güngör Yaylal› (68) hayat›n› kaybetti, Çi€dem Güven (32) ile Hediye Abdan (67) ise tedavi alt›na al›nd›. Kalp krizi geçiren Münevver Candafl, Ayd›n Devlet Hastanesi'nde yap›lan tüm müdahalelere ra€men kurtar›lamayarak vefat etti. Tepecik E€itim ve Araflt›rma Hastanesi'nde ise deprem s›ras›nda çatlaklar meydana geldi. Panik yaflayan hastalar, görevlilerce hastane bahçesine ç›kart›ld›. Hastane yetkilileri, ciddi bir hasar›n bulunmad›€›n› belirtti. Bo€aziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araflt›rma Enstitüsü Müdürü Prof.Dr. Gülay Barbaroso€lu, bunun, ''deprem dizini içinde, ba€›ms›z bir deprem'' oldu€unu söyledi. Prof.Dr. Barbaroso€lu, ''Vatandafllara, dikkatli olmalar›n› ve hasar görmüfl, çatlak meydana gelmifl binalara girmemelerini öneriyoruz'' diye konufltu. Depremin ard›ndan ilkö€retim okullar› ve liselerde e€itime bugün ara verildi. "PAN‹⁄E GEREK YOK" Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Co€rafya Bölümü Ö€retim Üyesi, Jeomorfolog Yrd. Doç. Dr. Lütfi ‹hsan Sezer, 17 Ekim'den bu yana meydana gelen merkez üssü Ege Denizi olan fliddetli 4 sars›nt›yla 6.4 büyüklü€ünde bir depreme eflde€er enerjinin a盀a ç›kt›€›n› belirtti. Sezer, 17 Ekim'den bu yana kaydedilen 1500'e yak›n sars›nt›n›n enerji boflal›ncaya kadar sürece€ini, a盀a ç›kan enerjinin yerkabu€unun oturmas›yla ba€lant›l› giderek azalaca€›n›, çok fazla pani€e kap›l›nmas›na gerek olmad›€›n›, Ege Denizi'ndeki depremlerin, havzan›n tektonik karakterine uygun bir hareket oldu€unu sözlerine ekledi. (21 Ekim 2005 Cuma)
------------------------------------------------------------
H‹Ç DEPREM DERS‹ ALMAMIfi SÖZDE DEPREM PROFESÖRLER‹ K‹MLERD‹R? 14.09.2006 DEPREM DERS‹, E⁄‹T‹M‹ ALMAMIfi DEPREM PROFESÖRÜ OLAB‹L‹R M‹? TÜRK‹YEDE OLUYOR.... K‹M BU ÜNLÜLER ?????? 1. DEN‹ZDE GEM‹ YÜZDÜREN....KARA YA⁄IZ...TOKUR 2. "‹STANBULDA ÇOK YAKIfiIKLI DEPREM OLACAK" D‹YEN, SAKALLI, GÜRBÜZ
3. "KIZILDER‹L‹"
Dahas› da var......... Yüzeyde gözle oluflmufl k›r›€› (fay›) gözlemek, boyunu, at›m›n›, yafl›n›,do€rultusunu bilmek çok yararl› tektonik (jeolojik) bilgilerdir. Ancak, oluflmufl ya da oluflacak k›r›klar›n yerini, üretece€i depremi, hangi aral›larla, hangi büyüklükte, iderinli€ini, momentini, flleyiflini,hangi y›k›m gücünde,ne gibi bir davran›flla deprem üretip yap›lar› nas›l etkileyece€ini bilmek için fizik,mekanik, matematik, kinematik, sismoloji bilmek gerekir. Bunun için de jofizikci olmak gerekir. Jeofizik bile depremde kendi içinde 3'e ayr›l›r; 1. Depremin oluflumu, iflleyifli, davran›fl›, önceden bilinisi, y›k›m gücü:S‹SMOLOJ‹ 2. Depremin de€iflik yer birimlerini etkileme biçimi, yerin tafl›ma gücü, davran›fl ayr›mlanmas›, yerin davran›fllara göre ayr›malnamas›, kentsel tasar›m(planlama), vurufl gücü, dalga yay›l›m yönü, ivmesi, büyütme, sönüm, ç›nlamas›(rezonans), yer-deprem davran›fl›, buna göre yap›laflma koflullar›:MÜHEND‹SL‹K JEOF‹Z‹⁄‹
3.Depremin, üst yap› gereçlerindeki etkisi, yap› gereçlerinin özelli€i, yap›n›n üzerine dikildi€i yerle iliflkisi:YAPI JEOF‹Z‹⁄‹
O nedenle, deprem konusu, sismoloji, mühendislik sismolojisi, yap› jeofizi€i dersleri alt›nda üniversitelerde yaln›zca JEOF‹Z‹K MÜHEND‹SL‹⁄‹ dal›nda ö€retiminde gösterilir. Peki bunlar› bilmeden, depremler konusunda boyutsuz konuflmak, Türkiye'de oluflan karmaflan›n kökenidir. Çizmeyi aflan çok... Güzel Sözler18 Ekim
Güzel Sözler
Bildiğimizi zannetmemiz öğrenmemizin en büyük düşmanıdır. DR.C.BERNARD Çözümde görev almayanlar problemin bir parçası olurlar. GOETHE Dikkat, hiçi herşeye dönüştürür. GOETHE Görev; büyük iş yapmak değil gerekeni yapmaktır. DR.A.CARREL En büyük zaman hırsızı kararsızlıktı?r C.FLORY Dürüstlük en iyi siyasettir.... JAPON Atasözü Elinden geldiği halde kötülüğe engel olmayan, onu teşvik ediyor demektir. LATIN ATASOZU Haklı bir düşüncenin meyve vermemesi mümkün değildir. TOLSTOY Hukukun buyruklari sunlardir: Dürüst yaşamak, başkasını? zarara ugratmamak, herkesin hakkını vermek .ULPIANUS Küçük sıkıntılar farelere benzerler, hareket ettiniz mi hemen kaçarlar. J.G.WHITE Ne kadar yüksekte olursan ol, yasalar senden de yüksektir. THOMAS FULLER Uyanık bir tek adam, uyuyan binlerce kişiden daha kuvvetlidir. S.CARNOT Yükümüz ne kadar ağır ve zahmetli olursa, ruhumuzu o oranda egitir ve yüceltir. A.GIDE Neyin olmadığını görüp ?Neden?? diye soracağımıza; Neyin olabilece?ini görüp ?Neden olmasın?? diye soralım. Robert Kennedy İnsanların Güvenini kaybetmektense para kaybetmeyi tercih ederim. ROBERT BOSCH Emek ver, kulak ver, bilgi ver, ama hiç bir zaman boş verme |
|
|